Hakkında ulusal ve ulusarası yayın bulunan, İon kentlerinde huzursuzluğa yol açtıkları için kovulan sanatçılara kapılarını açarak tarihte ilk kez Dionysos adı altında sanatçılar birliği kurulan bir kenttir, Teos. Dionysos’un oğlu Athames tarafından İzmir’in Seferihisar ilçesinden bir liman kenti olarak kurulmuştur. Güney ve kuzey limanı arasında gelişen şehir, Helenistik dönemde yapılan ve bir kısmı ayakta duran kent surları mevcuttur. Şehirde bulunan bu iki limana hakim tepede, akropol alanı bulunmaktadır. Akropol alanın içinde bir sunak ve dönemin en önemli mimarı olan Hermogenes’in eseri Dionysos Tapınağı vardır. Tapınak M.Ö.2.yüzyılda yapılmış olup Anadolu’daki en büyük Dionysos (Yunan şarap ve bağbozümü tanrısı) tapınağıdır. Akropol alanında yapılan kazı çalışmalarında ele geçen buluntular sunak ve tapınağın dinsel amaçla kullanılmaktaymış. Dionysos tapınağının kısa kenarında 6, uzun kenarında 11 sütun vardır. Tapınağın yeri belli olsa da kendisine ait birkaç sütun dışında pek bir şey günümüze ulaşmamıştır. Tapınağın güneyinde yer alan su sarnıçları, Roma döneminde inşa edilmiş. Kemerlerin iç tarafında yer alan büyük su kuyuları kentin su ihtiyacını karşılamaktaymış.
Kentin önemli kararlarının yer aldığı Bouleuterion yani meclis binası, kentteki en iyi korunmuş yapılardan biri. Orkestra bölümü ve basamaklarının bir bölümü günümüze kadar ulaşmış. Meclis binasının hemen üstünde yer alan çitlembik yada menengiç ağacı ise koruma altına alınmış. Bouleuterion’un hemen yan tarafında agora bulunmaktadır. Agora’nın içerisinde yer alan ve büyük olasılıkla tanrıça Apollonis Eusebes Apobateria’ya adanmış bir tapınak yer almaktadır. Yapılan kazı çalışmalarında ise M.Ö.2.yüzyılla tarihlendiği belirlenmiştir. Teos’daki bir çok yapıda olduğu gibi agora ile ilgili de günümüze pek bir şey ulaştığı söylenemez. Agora’nın yaklaşık 200 metre ilerisinde, akropol’ün güneydoğusuna M.Ö.2.yüzyılda yapılan tiyatro’nun, sahne binası, oturma gruplarının bir kısmı iyi durumdadır. Yaklaşık 500 kişilik izleyici kapasitesine sahip olan tiyatro’daki kazı çalışmalarında bulunan heykel kaidesinde kentin kurucusu hakkında önemli bilgiler yer almaktadır.
Antik dönemde bir liman kenti olan ve deniz ticareti ile ekonomik açıdan öncü bir konuma ulan Teos antik kentinin, kuzey ve güney limanı olmak üzere 2 adet limanı bulunmaktaydı. Kuzey limanına ait bir kalıntı bulunamazken, güney limanı ise Anadolu kıyılarında görülebilecek en iyi liman olma özelliğine sahiptir. 3,5 metre aralıklarla yerleştirilmiş bağlama halkalarının birçoğu günümüze kadar ulaşmış ve yöre balıkçıları tarafından hala kullanılmaktadır. Güney limanında bir tanede kilise vardır. 5 metre genişliğe ve 11 metre uzunluğa sahip olan kilisenin ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı ise bilinmemektedir.
Teos, uzun yıllar bir sanat kenti olarak kalmış, antik çağın önemli filozof ve sanatçıları kapılarını açmış, deniz aşırı ticaretin kentin zenginleşmesinde önemli bir rol üstlenmiş ve Heredot’un “ Dünyanın en ılımlı yeri” diye bahsettiği, tanımladığı Teos antik kenti yeni yüzler tarafından keşfedilmeyi beklemekte.